Ne Garip
Şu İçine kapanmış dünyanın çekilmez aksi duruşundan uzaktayım
Kendimi kendime adamışlığın arkasındaki vefasızlığın aynasıyım
Çürüyen bedenlerin geri gelmeyeceğinin de farkındayım
Yalnızlıkların mabedinde ıslanan iki kalp oyuncağıyım
Ne garip değimli bu dünya alaşımı
Ne garip değimli şu yaşam hayatı
Ve ne garip değimli şu olup biten yaşam kaynağı
Sırılsıklam olmuş kaşın, gözün, ellerin, dudakların
Islanan bedenin selamlarda, uykusuz ayakta
Ulaşamayacağın noktadan süzüyor yaşananları yaşarcasına
Bir mektup gibi gelip gidiyor tüm hatıralar
Şu çekilmez dünyanın aksi duruşlarında
Yaşama Umudu
Kaybetmeyeceksin yaşama umudunu
Her günün sana yeni yenilik getireceğini düşüneceksin
Kaybetmeyeceksin yaşama olan bağlılığını
Yeni günün sana el uzatacağını düşüneceksin
Üzülmeyeceksin inadına güleceksin
Ağlamayacaksın inadına tebessüm edeceksin
Bileceksin yarınlar yeni sayfadır
Bileceksin her yeni gün düşlere yaklaşmaktır
Fazla düşünmeyeceksin düşüncelerini
Fazla yoklamayacaksın geleni gideni
Derdini yüreğine yansıtmayacaksın en koyusundan
Gözlerini mutluluğa, yüreğini umuda adayacaksın
Gözlerde kalpler gibi gülüşleri bir tebessümleri bir atacak.
Kaybetmeyeceksin yaşama olan umutlarını
Kaybetmeyeceksin İnadına tebessüm edeceksin
Uçurumun eşiğinde olsan da yine tebessüm edeceksin
Kalbin pes etmeyecek durduk yere
Sözü geçireceksin yüreğine
Sen Seninle olmayı bilecek önce
Seninle olan seninle yaşayacak yıllar geçse de
Yaşama umudun hep kalbinde olacak
Ve kaybetmeyeceksin öyle…
Bir Şubat Gecesi
Penceremin önünde geceden kalma bir mum ışığı
Aydınlatıyor penceremin derme çatma her köşesini
Karanlıklara mahkûm bir esirin silueti yansıyor bahçeme
Eriyip küçülen mum alevi karanlığı boğarcasına titretiyor .,
Üşüyor ağaçlar
Üşüyor gecenin koyunda giden bulutlar
Üşüyor şubat gecesi
Titriyor ay, titriyor karanlık
Odamın her karesinde rüzgârın ince sesi
Üşüyor yalnızlık
Üşüyor karanlık
Ve üşüyor şubat gecesi…
Ve Yaşa Hayatı
Mesela bir bulut ol diyardan diyara giden
Mesela bir akarsu ol memleketi karış, karış gezen
Misal bir yıldız ol her gece izlenilen
Örneğin bir çöl rüzgarı ol çöllerde kartal olup yükselen
Bir aşık ol kalbe söz yazanından
Bir meşk ol aşkı meşk yapanından
Her yürek ol seni tanıyanlardan
Herkes ol seni senden çok yaşayanından
Yaşa hayatı en koyusundan
Yaşa hayatı en deli dolu olanından
Ve yaşa hayatı hayatı anlıyaraktan.
Her günün yarınında yeni bir gün doğuyor
Gece sabaha ulaştığında yeni umutlar çıkıyor
Sabahın serin aydınlığı gece ile alevleniyor
Çiçekler diyarı geceye selam ediyor
Her mevsim gece ile sabahın aşkını yaşatıyor
Buluşma saati mavi gökyüzü siyaha boyanınca başlıyor
Gece , karanlığa gündüz , şafağa yol alıyor .,
Gece sabaha ulaştığında iki cihan bir akıyor
Düşünün
Düşünün Bir başına kalınmışlığı
Düşünün Tek başına yaşanan Aşk-ı
Seyredin limandan geçen görünmez gemileri, sandalları,
Uyanın gecesiz karanlığa tutunun sönmüş yıldızlara
Ve uyanın güneşsiz beyazlığa rüzgârsız maviliğe
Bakın yapraksız ağaçlara
Bakış yağmur yükü olmayan bulutlara
Gezin bomboş kalınmışlıklarda
Koklayın kokmayan deste çiçekleri
Ağlayın gözyaşı akmadan
Üzülün kalp çarpmadan
Su için suyun berraklığı olmadan
Karlı patikalarda koşun yağmur karla buluşmadan
Hayatı ters den yaşayın hiç umulmadan
Ve not alın değişen gidenin götürdüklerini
Ölümü seyredin en kolayından
Gülümseyerek gelişlerine tebessüm atın en olanağından
Ölün ölümü yaşarcasına
Yaşayın hayatı yaşarcasına
Değer verin doğanın sunduğuna
Değer verin hayatın ince ritmine
Ve değer verin içinizdeki benliğe
Doğru yol doğru düşlerden akar…
Bu hep böyledir…
Akan düşlerde doğruluğa koşar
Doğruluk sizdendir.
Hayat Oyun
Hayat acımasız bir kimsenin bakışından farksız
Kurulmuş büyük bir oyunun içinde 3 boyutlu simgeleriz
İçindeki çocuğa söz geçiremeyen edalı bakışlarla sururiyiz
Yelken açan geminin rotasız haritalarda sallanışlara hakimiz
Hayat acımasız gemi sen gemide yolcu
Rotasız haritanın kayıp dünyalarına gidiyoruz
Bulabildiklerimizle yetiniyoruz
Sahip ol değerlere
Acımasız hayat alır tüm olan biten değerleri
Götürür rotasız mevsimlere
Götürür acımasız kimselere
Değer ver elindeki değerlere.
Sarmala yüreğine
Sakla kalbine
Asırlarca gizlensin bedeninde
Toprakla can bulsun
Yeşersin yeni güzelliklerde.
Glayöl
Bakışın, bir glayöl çiçeği gibi asil duruşta
Gözlerin yeni açan sardunya misali
Duruşun Gloksin ’ya tanesi
Avuçların gül teni,
Uzaklıklarda aranan bir gizemli gözler hitabesi
Sessizce esen rüzgârın yere düşürdüğü yaprak misali
Olup biten bu gördüğüm manzara düş perisi
Seni nasıl anlatsam bilmem ki
Bakışların glayöl çiçeği
admin